Tek Atımlık Hak

Tek atımlık hakkın var, asla boşa kullanamazsin.
Tek atımlık hakkın var, asla karavana yapamazsın.

Ister evrimsel süreçte tamamen ‘rastlantısal’ süreçlerle, tamamen şans veya termodinagin ikinci yasası olan entropinin etkisiyle bu bilinçliliği kazandığını düşün; istersen de bir Yaratıcı Rab tarafından imtihan edilmek için gönderildiğine inan sonuç fark etmez.

Her halükarda tek bir ömre ve yaşam süresine sahipsin.

Eğer evrimsel süreçlerle var olduğunu düşünüyorsan: seni bu düşünebilen,bilinçli,akıllı insan(homo sapiens) olma sürecine taşıyan ve senden önce gelen tüm canlılara içinde bulunduğu populasyonda diğerlerinden farklılaşarak aslında büyük bir risk alan değişimci türlere, diğer canlı türlerinden dönem dönem ayrılarak yeni bir tür meydana getiren ortak atalara, hatta ilk defa sudan kafasını çıkartma cesaretinde bulunan Eusthenopteron‘a, sürüngenlerden ayrılıp çok radikal bir değişikliğe uğrayan ilk memeli olan Eozostrodon‘a, ya da ondan yaklaşık 100 milyon yıl sonra yaşamış ağaçlara tırmanabilen fare görünümündeki memeli Eomaia scansoria‘a, ya da tüm o yırtıcı dinozorlar arasında hayatta kalmayı başarabilmiş kemirgene, 2001 de fosili bulunmuş ve ilk defa ayağa kalkma cesareti göstermiş Orrorin tugenensis‘e, ya da yaklaşık 6 milyon yıl önce tek bir dişi maymunun iki kızından biri olup günümüz şempanzelerinin değilde biz akıllı insanların büyükannesi olmayı seçmiş Mitokondriyal Havva‘ya çok şey borçlusun…


three_busts_l_horizontal-bucci-2

2.5 milyon yıl önce Doğu Afrika’da ‘Güney Maymunu’ anlamına gelen ve biz insanlara evrilen Australopithecus‘e, ya da bizi besin zincirinin tepesine çıkartmayı yaptığı büyük ölüm-kalım avlarına borçlu olduğumuz homo cinsine mensup diğer Homo erectus,Neandertal türlerin atalarına, daha da önemlisi ilk defa dikmeyi-dikiş yapmayı düşünebilip bunu başarmış ve bizi buzul çağında hayatta tutabilmiş kadına, yaklaşık 12 bin yıl önce toprağın gücünü keşfedip tarım devrimini başlatan ilk insana, tekerleği bulan mucide, ilk defa yazma becerisi kazanıp zamana meydan okumayı akleden insana, ilk defa insan nedir ve bu dünyadaki görevi nelerdir gibi sorular sorup bunun üzerine kafa yoran ve modern düşünme biçimimizi başlatan Antik Yunan filozoflarına, yine bu Antik Yunan eserlerini çevirip bunlara cevaplar vererek modern bilimin temellerini atan Arap filozof ve mucitlerine, Rönesans dönemini başlatan öncü sanatçılara, dünyayı ve evrende var olan yasaları matematik dilinde açıklamaya çalışan Newton ve Barrow gibi insanlara, hatta adını bildiğimiz Öklid’e, Pisagor’a, Arşimed’e, Aristo’ya, Platon’a İbni Heysem’e, Biruni’ye, İbni Sina’ya, El Harezmi’ye, Descartes’a,Leonhard Euler’e, Marie Curie’e, Nikola Tesla’ya, Michael Faraday’a, James Clerk Maxwell’e, Galileo’ya, Edsger Dijkstra’ya, Dennis Ritchie’ye, Darwin’e, Einstein’e, Turing’e hatta Atatürk‘e… Ve bunlardan önce ve sonra gelen diğer tüm yenilikçi-mucit-kaşif-matematikçi-filozof-psikolog-hukukçu-devlet adamı-komutan-sanatçı‘lara bir borcun var.

awqqd

Yaklaşık 2-3 milyar önce ortaya çıktığı düşünülen mekanizması daha tam açıklanamamış ilk protein sentezi yapabilen prokaryot hücrenin atası ve dolayısıyla yeryüzünde gelmiş-geçmiş tüm canlıların atası, ilkel canlılık örneği sunan o ilk varlığa…

Hepsinden önemlisi de, tüm bu 2-3 milyarlık süre boyunca pes etmeyip, tüm zor şartlara rağmen, mevsimsel döngülere, kıtlıklara, doğal afetlere, diğer yırtıcı canlıların saldırılarına rağmen varlığını korumayı başarmış tüm ortak atalara, o ilk canlı-cansız arasında bir yerde duran hücremsi yapıdan taa günümüzdeki insanı yani seni dünyaya getiren anne-babana, geçmişte yaşanan onca akıl-almaz ve yok etmeye yönelik olay ve durumlarda dahi çekirdeğinde taşıdığı potansiyel ‘Sen’ i yok olma pahasına bir sonraki türe aktarabilmiş canlılara bir şeyler borçlusun!


gyud

Eğer bir kör saatçi mantığıyla değilde bir akıllı tasarım fikrine inanıyorsan da, sana sonsuz hiçlik potansiyelinden bir varlık olma şansını vermiş Tanrı‘ya bir şeyler borçlusun. Mesajına kulak vermelisin, O‘nu anlamaya çalışmalısın…

“İnsan kendisinin sahipsiz, sorumsuz, başıboş, kimseye hayrı dokunmaz bir halde bırakılacağını mı sanıyor?” dediği bir ayet vardır Kutsal Kitapta.


muslim_german_bundeswehr_ground_patrol_pray_namaz_1920x1080_46010-2

Hemen şimdi öldüğünü düşünelim: bu yaşına kadar bir sürü saçma saçma işler yaptın, ne kendine ne insanlığa ne de bu 13.7 milyar yıllık muazzam medeniyete yarar-fayda sağlayacak işler yaptın. Belki kah milliyetçi oldun, damarlarında asil kanın aktığını savunup tüm hayatını bu temele oturtarak ve tüm enerjini bunu ispatlamaya çalışarak geçirdin, kah ateist oldun ve bilimi-evrimi salt ateizmi yaymak,dinleri yeryüzünden silmek istedin, bilimi kendi pis işlerine alet ettin, kah hazcı-hedonist oldun ve tüm yaşam süreni biraz daha fazla zevk almak için harcadın, kah ırkçı oldun mensup olduğun ırkın mükemmel olduğunu diğerlerinin anca hizmetçi olabileceğini savunup bu uğurda insanlar öldürdün, toplama kampları yaptın, insanları yakıp küllerinden sabun yaptın, kendi ırkına mensup ama yakışıklı olmayan-çirkin-topal-kısa boylu olanları da yavaş yavaş yok ettin, kah tüm hayatını tasavvufa verdin,insanı kamil olmak için yıllarca bir hırka-gömlek yaşadın,kuru ekmek ve su içtin, nefsini terbiye edeceksin diye toplumdan soyutlandın, kah tüm enerjini ve zamanını islamcı olmaya ayırdın, tek amacın islamı yaymak, bu dine daha fazla kelle kazandırmak olduğunu sandın, kah cihat diye insanların kafasını kesip kanlarını Akdeniz’e akıttın, senin görüşünü savunmayanları bazukaladın, kah dünyadaki diğer tüm insanları kendinin hizmetçisi sandın, etlerinin kendine helal olduğunu savundun, kah savunduğun şeyi daha meşru ve toplumdan daha çok destekçi kazanmak için dinle karıştırdın, kutlu yol dedin, sonsuza dek sürecek bir devlet ütopyası oluşturdun ve tüm enerjini buna harcadın, kah kendi millet ve devletine hizmet etme aşkına içine din karıştırdın,dini kirlettin, kah mitinglerde daha fazla oy toplamak için eline Kutsal Kitap alıp salladın, saygısızlık ettin, kah hiçbir şeyi kafana takmayıp, sadece yaşadın, böyle dümdük hemde… Kah her şeyi maddeye bağladın;bilinci, var olmayı ve diğer her şeyi, kah ilginç ilginç enerjiler türettin, Jüpiterin yükselmesinin, Venüs’ün gece çok parlamasının bugün sende büyük bir değişime sebep olacağını savundun, kah Hindistan’da bir budist oldun,kah elini avucunu dünyadan çekmiş pejmürde bir insan oldun…

 

sdwled

 

Sahip olduğun, genlerinde ve yüreğinde taşıdığın bu mirasın hakkını, yukarıda örnek verdiğim saçmalıklarla direkt insan olmaya hakaret sayılabilecek bu ham düşünce-akımlarla nasıl vereceksin?

Hiç mi saygın yok senden öncekilere?

Hiç mi kendini borçlu hissetmiyorsun?

Ya da öldün ve öbür tarafa gittin, hiç mi düşünmüyorsun hayal kırıklığına uğrayabileceğini.

-Ama ben öyle sandın,
-Ama Tanrım çok mantıklı gelmişti o zaman,
-Ama tüm arkadaşlarım,ailem bu kökenden geliyor,
-Ama Tanrım o kitabı okuyup çok etkilendim, çok doğru gelmişti söyledikleri,
-Ama bu içinde bulunduğum şey için daha önce yüzlerce insan ölmüştü,
-Bu dava uğruna binlerce şehid vermiştik,
-Bunu dünyaya yaymak için nice canlar toprağa gitmişti

İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!” denilecek.

Ya da böyle olmayacak olsa bile bu yine de seni kurtarmaz. Bu kurtulup-kurtulmamayı sadece cennet-cehennem olarak düşünürsen yanılırsın. Ayrıca öldükten sonra yok olmayacağın fiziğin en temel kanunlarında bile belirtilmiş. Vardan yok olmayacaksın ve bu bilinç devam edecek. Ölümden sonrasının nasıl olacağını da kimse bilmiyor tabi.

Son olarak:

Hayal kırıklığına uğramaman umudu ve duasıyla…

nothing

Total Views: 1613 ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.